Ekip Üzerine

Kurban Bayramı'nın üçüncü gününden hepinize selamlar! Nasılsınız? İnşallah iyisinizdir.

 Tatile girdik ve bitmesine az kaldı. (Eee ama sınavların da gelmesine az kaldı.) İnşallah güzel bir tatil geçiriyorsunuzdur.

 Doğrusu yine bir yazı yazmak istedim ama bu sefer Allez hakkında ne yazacağımı ben de bilemedim. O yüzden burada bahsetmediğim şeyleri yazacağım.

 O yüzden karakterlerimin yönelimleri ile başlayalım:

 Eeeeeeeeeeee, aslında... zaten hepsi heteroseksüel. Bundan ötürü hepsini art arda yazmama gerek yok bence. Yalnız hatırlatayım; Nur 11 yaşında, henüz çocuk sayılır (Gerçi henüz ergenlik yaşı da sayılıyor ama o henüz ergenliğe girmedi.). Ama eğer birine aşık olursa zaten yönelimi diğerleri gibi heteroseksüel olur.

 "Başka neyden bahsedeyim?" diye düşünüyorum ama sanırım karakterlerim hakkında çoğu şeyden bahsettim. Kanalımda bahsedip burada bahsetmediğim şeylerden bahsedebilirim o yüzden.

O zaman şimdi tek tek karakterlerin üzerinde duruyoruz!


→Hakan Üzerine

  Hakan'ın asla gülümsemeyen biri olduğundan bahsedebilirim. Gerçi karakterlerimi tanıttığım yazıda bu vardı. Babasından şiddet gördüğü de yazıyordu hatta.

 Hakan küçükken babası Remzi Bey'den şiddet görüyordu.  Remzi Bey, ona karşı çok katı bir insan lakin Ömer'e karşı ise tam tersi; adam Ömer'in üzerine titriyor! Sadece Remzi Bey değil, anneleri Asiye Hanım da Ömer'e çok düşkün. Hakan, Remzi Bey'den şiddet görürken ise Asiye Hanım teselli bile etmiyordu onu. Annesi Hakan'dan nefret etmiyor, sonuçta o da Ömer gibi onun evladı ve onu da seviyor ama Ömer'i daha çok seviyor. 

Ayrıca Hakan'ın şiddet görme sebeplerinden biri de henüz 4-5 yaşlarındayken Ömer'in onu suçlamasıydı. Tamam, o zamanlar henüz çocuklardı ve Ömer ayrıca hatalarının bir kısmının farkında değildi bazen (bazen, diyorum.). Ama şiddetin tek sebebi bu değildi. Daha doğrusu Remzi Bey'in neden Hakan'a şiddet uyguladığını düşünmem gerek.

 Hakan babasından şiddet gördüğü için de artık gülümsemez olmuştu. Evet. Olay bu.

 Ama siz Allez'in animesi çıktığı zaman Hakan'ın gülümsediği bir anı göreceksiniz! (Ama o an hangi bölümde ve neden olur, onu düşünmeliyim.)

Aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa, bir de artık Hakan şiddet görmüyor, Remzi Bey şiddetin yerini psikolojik baskıya bıraktı.

 Ha bu arada ek olarak da gereksiz bir bilgi: Hakan'ın Beşiktaşlı olduğunu biliyorsunuz. Ancak aslında ailecek Galatasaraylı'lar. Hakan'ın babası da diğer Türk babaların büyük bir çoğunluğu gibi evlatlarının başka bir takımı tutmalarını hoş karşılamıyor. O yüzden Hakan da Beşiktaşlı olduğunu ne annesine ne babasına ne de akrabalarına falan kimseye söylemiyor. Ömer ve ekibin geri kalanı hariç.


→Fatma Üzerine

 Fatma'nın, Hakan'ın sevgilisi olduğunu söylemiştim, biliyorsunuz. Peki onun yeri neresi?

 Küçükken, Ömer dışında Hakan'ın küçükken babasından şiddet gördüğünü sadece Fatma biliyordu (ki daha sonra ekiptekiler de öğreniyorlar bunu.). Fatma da Hakan'ı hep neşelendirmeye çalışıp ona destek oluyordu, hâlâ da ona destek oluyor. Ayrıca onlar birbirinin çocukluk aşkılar!

 Fatma, Hakan'a çok aşık ve çok düşkün biri. Hakan'ın onu aldatmayacağını veya bırakmayacağını biliyor ama yine bundan endişelendiği oluyor. Ah, gerekirse o utangaç ve nazik hâlini bir kenara atıp yandere bile olabilir. 


→Leyla Üzerine 

 Leyla'nın annesi Özlem'in ve babası Murat'ın çalıştığını ve bu nedenden ötürü de genelde hep yalnız kaldığını söylemiştim daha önce. Leyla küçükken anne-babası çalıştığı için hep ya akrabalarına ya da komşularına gidiyordu, anne-babası geldiğinde ya da gelmesine yakın olduğunda eve götürüyorlardı. Ancak 6.-7. sınıf olduğu zaman ise kendi başına evde kalmaya başladı.

 Ki bu Leyla'nın anne ve babasının her zaman eve geç saatlerde geldikleri anlamına gelmiyor. Erken geldikleri de oluyor canım.

 Leyla'nın yalnızlığına da Ömer el atıyor tabii ki. Ömer her zaman onun yanında oluyor, hatta daha önce Leyla'yı dışarı çağırmak için odasının camına taş atmıştı, ehehe-

Ha bu arada, Leyla ve Ömer de birbirlerinin çocukluk aşkılar.

 Özlem Hanım, Leyla ile çok ilgilenemiyor ve çoğunlukla kızının iyiliği için (evet, gerçekten de iyiliği için, gerçekten!) sert olabiliyor. Ama o cümle; "Seninle gurur duyuyorum."...

 Her neyse.

 Leyla'nın derslerde çok başarılı bir öğrenci olduğunu da biliyoruz. Leyla'nın bazen gece yarılarına kadar çalıştığı da oluyor. Sayısal bölümde okuduğunu da düşünürsek ben önünde saygıyla eğiliyorum! Ama iş Fizik dersi olunca ya Leyla'nın kafası basmıyor ya da kafası alıyor ama Fizik hocası gıcıklık olsun diye not kırıyor (Fizikçi erkek bu arada.).


Eveeeeet, Ömer üzerine konuşmamız gerek kalmadı gibi. Hem Hakan'ın hem de Leyla'nın hayatına etkisi var, Maşallah.

 Devam edelim!


→Poyraz ve Esma Üzerine

 Önce Poyraz'dan başlayalım:

 Poyraz sadece yazılımla ilgilenmiyor, aynı zamanda klasik gitar da çalıyor ki bu da çok nadiren. Yani kafasına ne zaman eserse.

 Ha, bir de Poyraz'ın bir sevgilisi vardı: Müge.

 "Müge kim?" diye soracak olursanız; Müge, Teoman'ın sevgilisi Mine'nin ablası. Mine'nin kim olduğunu da kanalımın topluluğunda paylaşmıştım zaten.

 Peki, Poyraz ve Müge ile arasında ne oldu?

 Şimdi; Poyraz ve Müge, lisede tanıştılar. Aynı sınıftalardı. Sonrasında hemencecik kanları kaynadı tabii ki, böylece sevgili oldular.

 Ancak Mine'nin ölümünden sonra Müge, ailesi ile Bursa'dan İstanbul'a taşındı. Ondan sonra Poyraz ile görüntülü konuşmaya başladılar.

 Ama bir gün telefonda yine görüntülü konuşurlarken...

 Müge, hemen geri döneceğini söyleyip telefonu yatağın üstüne bıraktı. Poyraz ekran karşısında beklerken başka bir erkeği görünce şaşırdı, özellikle de "Aşkım" dediğini duyunca. Müge gelince ise Poyraz öfke kusmaya başladı. Ardından da hemen ondan ayrıldı, numarasını sildi ve onu her yerden engelledi. Neyse ki Poyraz, bunun etkisinden sadece 3 gün sonra çıktı ve o zaman da eski neşesine hızla dönüvermişti. Yani Poyraz'ın neşesi sahte değil, maske de değil, hem de asla.


 Esma'nın da neşesi asla sahte değil.

O zaman sıra Esma'da:

 Esma hem sosyal medyayla -Snapchat ve Instagram özellikle- ilgileniyor, her türlü diziyi izliyor ve her türlü müziği dinliyor, dans ediyor. Çok enerjik!

 Bir de Esma'nın sevgilisi Alp var.

 Ama Alp... Bilinmeyen Adam yüzünden intihar etti. Evet.

 Bilinmeyen Adam, Alp'i halüsinasyonları ile kendine bir kukla hâline getirmeye çalışıyordu. Ancak Alp, bir süre sonra dayanamadı ve ilaç içerek intihar etti.

  Ertesi gün ise Esma okula beraber gitmek için evine geldiğinde ise anne ve babasının bu telaşlı hâlini görünce...

  Anladınız işte.

 Ama Esma da bunu bir hafta içinde falan atlatmıştı ve eski neşesine geri dönmüştü. Demiştim, onun neşesi sahte değil, maske hiç değil.


Eveeeeet, geriye bir tek Nur ve Teoman kaldı. Teoman'ın üzerinde çok durduğum için başka bir yazıda Teoman'ın üzerinde duracağım. Bilinmeyen Adam'a gelirsek; onun hakkında sadece yaşını ve boyunu yaklaşık olarak biliyoruz, bir de güçleri hakkında bilgi sahibiyiz. 

O zaman Nur ile devam edelim!


→Nur Üzerine

 Nur hariç ekipteki diğer karakterlerin çocukluk arkadaşı olduğunu söylemiştim. Nur'un ailesi ile İstanbul'dan Bursa'ya taşındığını da söylemiştim.

 Ayrıca onun Bilinmeyen Adam'dan korktuğunu da söyledim. Yani Nur, Bilinmeyen Adam'ı biliyor. Hatta Hakan ve Ömer halüsinasyonları sonlandırırken onlara arada sırada yardım da ediyor (her zaman değil, nadiren de denebilir belki, arada sırada da denebilir.). Onlara görüdüğü Mani'leri söylüyor ya da gözetleme yapıyor.

Ayrıca:

Hakan, Nur ve Ömer Bilinmeyen Adam'ı biliyorlar. Teoman zaten biliyor ama sessiz sansürü dolayısıyla kimse onun Bilinmeyen Adam tarafından kontrol edildiğini bilmiyor. Ekipteki diğer karakterler ve öteki karakterler de Bilinmeyen Adam'ı bilmiyor.


Her neyse, okuduğunuz için çok teşekkürler! Şimdilik görüşmek üzere, Allah'a emanet olun ve kendinize iyi bakın!!!



Yorumlar

  1. Mükemmel olmuş buuu ohaa bu arada, Alp'i bilmiyordum ve Müge ve Poyraz sormaya çekiniyordum, fazla spoi vermek zor olabiliyor çok iyi!!

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk Blog Yazım! :3

Karakterlerimi Tanıtıyorum!

YENİ HİKÂYELER!!!